Daktilo1984

Daktilo1984

is creating e-Dergi

5

patrons

$47

per month
Daktilo bir yazı makinesidir ve ardında iz bırakır.

Bu yüzden, bilgisayarın icadına kadar, otoriter yönetimler için daktilo, gözetlenmesi ve kayıt altına alınması gereken tehlikeli bir silah muamelesi görmüştür. 1983 senesinde, Romanya’da çıkan bir kanun ile daktilo edinmek ancak polis teşkilatının rızası ile mümkün kılınmıştı. Bu iznin alınabilmesi için vatandaşların daktiloları ile bir sayfa örnek yazı yazmaları isteniyordu. Böylece daktilonun kendine has yazı tarzı kayıt altına alınıyor, piyasaya sürülmesi muhtemel siyasi içerikli bir metnin kimin daktilosundan çıktığı tespit edilebiliyordu. Üstelik, kişilerin birbirlerine daktilolarını satmaları da yasaktı. Ödünç verme durumunda ise sorumluluk polis teşkilatında kayıtlı olan vatandaşa ait oluyordu. Bu tip bir kanuna sahip olmayan Demir Perde ülkelerinde ise istihbarat teşkilatlarına daktilo şeritlerinin peşine düşmek gibi zahmetli bir vazife düşüyordu. Hoşa gitmeyen bir yazının hangi daktilo tarafından yazıldığını bumak için daktilo şeritlerine el koyuluyor ve incelemeler sonucu hoşa gitmeyen yazar ifşa ediliyordu.

Soğuk Savaş döneminde istihbaratçılar ile entelektüeller arasındaki gerilim bize Das Leben Der Anderen filmini hediye etti. 1984 yılının Doğu Almanya’sı, Der Spiegel dergisine sızdırılan eleştirel bir yazı ile sarsılır. Yazarın kim olduğu bilinmemektedir çünkü Doğu Alman hükümetince kayıt altına alınmış bir daktilo tarafından yazılmamıştır. Film, Stasi ajanlarından saklanan, kaçırılan minyatür bir daktilo etrafında şekillenir. Gizli yollardan, kaçak göçek, Doğu Almanya’ya sokulmuş bu daktilo, bir tiyatro yazarının parmaklarıyla buluşur ve rejimin sıradan insanların hayatlarını nasıl mahvettiğini anlatan bir yazı çıkar ortaya. Filmi izleyenler için geriye sadece 1984 senesi ve daktilo kalır. Bir de insanların onurlarını korumak için nasıl çaresizce çırpındıkları.
Daktiloyu gizlendiği yerden çıkartmanın zamanı geldi. Avrupalı entelektüellerin 1984 senesinde gösterdiği dayanışmayı göstermenin zamanı geldi. Aklın ve düşüncenin hür olması ile insanın onurlu bir hayat yaşaması arasındaki ilişkiyi ortaya çıkartmanın ve savunmanın zamanı geldi. Bunun için Daktilo1984 kuruldu.
Daktilo bir yazı makinesidir ve ardında iz bırakır.

Bu yüzden, bilgisayarın icadına kadar, otoriter yönetimler için daktilo, gözetlenmesi ve kayıt altına alınması gereken tehlikeli bir silah muamelesi görmüştür. 1983 senesinde, Romanya’da çıkan bir kanun ile daktilo edinmek ancak polis teşkilatının rızası ile mümkün kılınmıştı. Bu iznin alınabilmesi için vatandaşların daktiloları ile bir sayfa örnek yazı yazmaları isteniyordu. Böylece daktilonun kendine has yazı tarzı kayıt altına alınıyor, piyasaya sürülmesi muhtemel siyasi içerikli bir metnin kimin daktilosundan çıktığı tespit edilebiliyordu. Üstelik, kişilerin birbirlerine daktilolarını satmaları da yasaktı. Ödünç verme durumunda ise sorumluluk polis teşkilatında kayıtlı olan vatandaşa ait oluyordu. Bu tip bir kanuna sahip olmayan Demir Perde ülkelerinde ise istihbarat teşkilatlarına daktilo şeritlerinin peşine düşmek gibi zahmetli bir vazife düşüyordu. Hoşa gitmeyen bir yazının hangi daktilo tarafından yazıldığını bumak için daktilo şeritlerine el koyuluyor ve incelemeler sonucu hoşa gitmeyen yazar ifşa ediliyordu.

Soğuk Savaş döneminde istihbaratçılar ile entelektüeller arasındaki gerilim bize Das Leben Der Anderen filmini hediye etti. 1984 yılının Doğu Almanya’sı, Der Spiegel dergisine sızdırılan eleştirel bir yazı ile sarsılır. Yazarın kim olduğu bilinmemektedir çünkü Doğu Alman hükümetince kayıt altına alınmış bir daktilo tarafından yazılmamıştır. Film, Stasi ajanlarından saklanan, kaçırılan minyatür bir daktilo etrafında şekillenir. Gizli yollardan, kaçak göçek, Doğu Almanya’ya sokulmuş bu daktilo, bir tiyatro yazarının parmaklarıyla buluşur ve rejimin sıradan insanların hayatlarını nasıl mahvettiğini anlatan bir yazı çıkar ortaya. Filmi izleyenler için geriye sadece 1984 senesi ve daktilo kalır. Bir de insanların onurlarını korumak için nasıl çaresizce çırpındıkları.
Daktiloyu gizlendiği yerden çıkartmanın zamanı geldi. Avrupalı entelektüellerin 1984 senesinde gösterdiği dayanışmayı göstermenin zamanı geldi. Aklın ve düşüncenin hür olması ile insanın onurlu bir hayat yaşaması arasındaki ilişkiyi ortaya çıkartmanın ve savunmanın zamanı geldi. Bunun için Daktilo1984 kuruldu.

Recent posts by Daktilo1984