Erdoğan-Perinçek ekibinin yeni planı
 
Erdoğan ve Perinçek ekibi zor durumdalar.

Neden mi?

Zira Perinçek ekibinin altın yumurtlayan tavuğu Erdoğan rejimi zor durumda.

Erdoğan ve AKP, artık ülkeyi yönetemiyor ve hem yurt içinde, hem yurt dışında çok sıkışmış durumda.

Bu nedenle her iki ekip de bir çıkış yolu bulma arayışında.

Perinçek ekibi, Erdoğan'dan çok memnun olmasa da onunla beraber olmanın daha kazançlı olacağını düşünüyor.

Erdoğan ekibi, Perinçek ekibinin kendilerini ilk fırsatta ve işleri bitince ortadan kaldırmak istediğinin farkında.

Ayrıca Erdoğan ekibi, Perinçek ekibinin istedikleri anda kendilerini yok edebileceğini biliyor.

İsterseniz işte bu ortamda ülkedeki durumun kısaca resmini çekelim.

1- Erdoğan yurt dışında tamamiyle etkisini kaybetmiş durumda.

Hiç bir ağırlığı yok, tam aksine tüm dünyaya bir yük durumunda.

Korumaları aranan isimler arasında olan ve yurt dışı gezilerine bile istediği korumasını götüremeyecek durumda olan biri.

ABD tarafından tamamiyle kenara itilmiş bir pozisyonda.

Suriye'de ABD'nin desteklediği PYD ile çatışıyor.

Katar'da, ABD ve Arap ülkelerinin ambargo koyduğu Katar'a sahip çıkıyor ve Katar'ın tarafında duruyor.

Avrupa'da hiç bir ülke tarafından sevilmeyen ve bir diktatör olarak kabul edilen bir durumda.

2- Yurt içinde Erdoğan artık ülkeyi normal bir sistem ile yönetemez durumda.

OHAL ile ülke daha fazla yönetilemez.

Fakat Erdoğan OHAL'den vazgeçmek istemiyor ve bunu ilan ediyor.

Muhalif kesimler, artık farklı düşüncelere sahip olsalar da, artık Erdoğan'a karşı bir olabilmeyi bir nebze olsun becerebiliyorlar.

Tüm muhalif kesimlerin ortak düşmanı olan Hizmet Hareketi'nin bitmiş olması nedeniyle sıranın kendilerine geldiğinin farkına vardılar ve buna karşı eylem ve icraate başladılar.

Referandumda bunun en net sonucunu ve neticesini gördü Erdoğan.

Referandum sonucu Erdoğan'ın istediği bir sonuçmuş gibi görülse de, Erdoğan bu sonucun, sonunun yaklaştığını işaret ettiğinin farkında.

Erdoğan başkanlık sistemini getirmeyi bir şekilde başarmış olsa da, normal şartlar altında gidilecek bir seçimde, ne kadar hile yaparsa yapsın başkan olamayacağını biliyor.

3- Ekonomi hükümetin dediği verdiği verilerde olduğu gibi hiç iyi değil.

Özellikle Katar'a arap ülkelerinin uygulamaya başladığı ambargo sonrasında, Katar'dan gelen sıcak paranın suyunun da kesileceği anlaşılıyor.

Tek okonomik lokomotifi inşaat sektörü olan Türkiye'den yabancı yatırımcılar da kaçıyor.

OHAL ile yönetilen ve bir kararname ile tüm mal varlıklarına el konulma korkusu yaşayan yerli yatırımcıların bile ülkeden kaçtığı bir ortamda, yabancı yatırımcılar kalmaz ve gelmezler ülkeye.

Bakmayın borsanın yükselişine ve doların düşüşüne, gerçekler hiç öyle görüldüğü gibi değil.

Yakında ülkeye giren sıcak para akışı da durduğu zaman, ülkenin tarihinin en büyük ekonomik krizi ile karşı karşıya olacağını artık hükümetten bakanlarda dile getiriyorlar.

4- Terör olaylarının artması ve bitirilememesi.

Erdoğan rejmi 7 haziran seçimleri sonrasında gidilen her şeçimde, terör ve kan ile halkı korkuttu ve bunda da başarılı oldu.

Son referandumda bile, AKP tarafından terörün bitirilmesi konusu sonuna kadar kullanıldı.

Referandumda sonuç evet olursa, terörün biteceği ve artık başkanlık sistemi ile bu meselenin sonlanacağı söylendi.

Fakat öyle olmadı.

Tam aksine daha da arttı.

Ve Suriye'deki gelişmeler, bunun daha da artacağının işaretini veriyor.

Yüzbinlerce insanı yurdundan eden, şehirleri yıkan, yakan Erdoğan rejimi, terörün askeri yöntemler ile bitirilemeyeceğini bir kere daha tecrübe etti ve bu tecrübenin bedelini bu millete ödetti ve ödetmeye devam ediyor.

İşte ülkede durum bu iken, Erdoğan'a yeni bir mağduriyet ve iktidarda kalma ömrünü uzatacak yeni bir kumpas lazım.

Bu kumpasın hem Perinçek ekibi, hem Erdoğan ekibi tarafından planlandığına dair işaretler alıyoruz.

Son günlerde, Perinçek ekibinden kişilerin ardı ardına, orduda hala Hizmet Hareketi'nin etkin olduğu yönündeki uçuk açıklamaları.

Perinçek tarafından kontrol edilen ODATV, Ulusal Kanal ve Aydınlık'ta çıkan ordu ve YAŞ haberleri.

Havuz tetikçilerinin yeni bir darbe olabilir söylemleri işte bu kumpasın birer ön hazırlığı.

Perinçek ve Erdoğan şimdilik yola beraber devam edelim demişler olsa da, birbirlerine güvenmiyorlar.

Hizmet Hareketi'ni Türkiye'de bitirme amaçlarına ulaştılar.

Fakat ortada 50 bin tutuklu var ve bunların hala iddianameleri bile yazılmadı ve normal bir yargılama ile bunlar yargılanamazlar.

Bunları halletmek için bu kumpası kuruyorlar.

Dünyada Hizmet Hareketi'ne yönelik büyük bir teveccüh var, Türkiye'de halk 15 temmuzu sorgulamaya ve sorular sormaya başladı.

15 temmuz sonrasında ortaya çıkan gerçekler, muhalifler tarafından daha gür ve yüksek bir ses ile seslendirilmeye başladı.

Dünya artık 15 temmuzun Erdoğan tarafından kurgulanan bir oyun olduğunu açıkça dile getiriyor.

İşte tüm bu şartlar ve tıkanıklıkların giderilmesi ve Erdoğan tarafından tekrar gücün konsudüle edilmesi adına, yine Perinçek-Erdoğan ortak yapımı bir plan devreye sokulmaya hazırlanıyor.

Bu sefer, nasıl bir tiyatro oynanır bilinmez.

Ama nasıl bir tiyatro oynanırsa oynansın, suç yine en başta Hizmet Hareketi'ne atılacaktır.

Zira ne olursa olsun, Hizmet Hareketi'ne atılan her suçlamaya peşinen inanan bir Erdoğan kitlesi var.

Ve bu kitlenin eğer bir başkanlık seçimi olacaksa, bu seçime hazırlanması için, mutlaka ama mutlaka bir motivasyona ihtiyacı var.

Ve bu motivasyonda, altın yumurtalayan tavuğunu kaybetmek istemeyen Perinçek devrede olacaktır.

Ne zamanki tavuk yumurtlamaz oldu veya kendisini horoz zannetmeye başladı, o zaman o tavuk kesilecektir sahibi tarafından.