İntihar neden çözüm değildir?
 
 

Genel olarak intihar etme isteğinin altında yatan iki neden vardır.  Kişinin çektiği acılardan ve mutsuzluktan kurtulma isteği.
Ya da çektiği acılar, mutsuzluk ve tatminsizlik nedeniyle dünyaya,  insanlara ve yaşama karşı duyduğu nefret hissiyle ölümüyle diğer insanlarda neden olacağı acı ile  intikam almak isteği. Çok nadir durumlarda ise dünyadaki deneyimlerin kişiye anlamsız ve yetersiz geldiği, bu nedenle burada ne yapacağını bilemediğiden kurtulma isteğinin zihinde ölüm kavramı ile tanımlanmasıdır. 

Bu yazının içeriği kendini geliştirme yolunda verdiğim büyük bir emeğin sonunda edindiğim bilgilere ve deneyimlere dayanmaktadır. 
Bu sürecin her anı eşsiz ve paha biçilmezdir. Ve bilinmedir ki her gelişim süreci kişiye özgüdür ve kişi tüm sorunlarının tek kaynağı ve tek çözümüdür. (Sorunlarınızın tek kaynağı siziniz derken, siz suçlusunuz siz negatifsiniz demiyorum.  Kişi bu noktaya gelirken pek çok şey bir araya gelmektedir. Bir suçunuz var ise o da şudur: gerçekte ne olduğunuzu unutmuş olmanızdır. Siz gerçekte ne olduğunuzu
hatırlayınca , bunu hatırlama yolunda ilerleyince neden  "tüm sorunlarının tek kaynağı ve tek çözümü" şeklinde yazdığımı anlayacaksınız.) Tek gereken samimiyetle iyileşme ve pozitifleşme istediğidir. Bu süreç her kişiye özgü  olmasına rağmen bu yazıyı yazmamın sebebi birkaç temel evrensel gerçek herkes  için sabittir. Bu bilgilere sahip olmanız karanlık zamanlarınızda yol gösterici ışık (içinizdeki ışık ortaya çıkana kadar),  zihninizdeki olumsuz düşünce, duygu ve kalıplara karşı kullanacağınız bir kılıçtır.  Bu bilgiler bazılarınıza çok olağan gelebilir, bazılarınızda ise "ne diyor bu" şeklinde bir tepki vermenize neden olabilir. Her iki durumda da tavsiyem yazıyı sonuna kadar okumanızdır. Şunu da belirtmek isterim ki  birinci gruba (yani "Bu bilgiler bazılarınıza çok olağan gelebilir" grubu)
giriyorsanız ve bu yazıyı okuyorsanız bilmeniz gerekir ki sahip olduğunuz bilgiler tam değildir. Bu nedenle de sizi içinde bulunduğunuz durumdan çıkaramamıştır. 

Öncelikle ilk bilinmesi gereken siz bu beden değilsiniz. Bu bedeni kullanan ebedi, ölümsüz, doğası sevgi olan bilinç parçasısınız.İçinde bulunduğunuz beden bir araba siz de onu kullanan ebedi ruhi varlıksınız. Dolayısıyla ÖLEMEZSİNİZ! Yok olmak ve ölüm diye bi rşey yoktur. (Aslında intihar etme güdüsünün altında yatan şeyde en derinlerde ölümsüz olduğunu bilmektir.) Dolayısıyla intiharı çözüm ve kurtuluş olarak düşünüyorsanız  aslında herşeyi kendiniz için daha zor bir hale getiriyorsunuz. Bir sonraki yaşamınızda (bedenlenmenizde) aynı şeyleri yaşayıp aynı durumlara süreklenme ihtimaliniz çok yüksektir. Ta ki gerçekten bunu 
çözme isteği gelene kadar. Yani bu problemi çözmek zorundasınız. Başka yolu yok. Zaman kaybetmeden bu yaşamınızda başlayın. 

Kişi öldüğünde sadece boyut değiştirmektedir: Alt, orta ve üst astral. (Ebedi ruhi varlığın bir sonraki bedenlenmesini beklediği boyutlar)  
(Doğru bir şekilde Yoga yaparak bilinç ve titreşimini yükselten kişilerden bahsetmiyorum. Onlar için çok farklı düzeylere geçiş söz konusudur.)  Geçtiğiniz boyut, ölüm anında nasıl bir zihin yapısına sahipseniz  buna bağlı olan  titreşimenize uygun olarak belirlenmektedir. Aynı  zihinsel alan ile gidiyorsunuz.  Yani zihninizi tüm geçmişinizi, duygu düşüncelerinizi,isteklerinizi, davranış kalıplarını berbaber taşıyorsunuz.  Aynı zihin içinde aynı duyguları, düşünceleri, acıları, kırgınlıkları başka bir boyutta çekiyorsunuz. 
Fiziksel bedenden çıkıyorsunuz (arabadan iniyorsunuz), ama evrende zihninizin tüm geçmişinizin, duygu düşüncelerinizin,isteklerinizin, davranış kalıplarınızın kayıtlı olduğu astral beden (enerjitik boyutta bir araç) içinde hareket ediyorsunuz.  Dolayısıyla sizi intihara sürekleyen herşeyi beraber yanınızda götürüyorsunuz. Titreşimizin yettiği boyuta geçip aynı zihin içinde aynı sıkıntıyı çekiyorsunuz.
Ta ki bir sonraki bedenlemeye kadar. Tekrar dünya düzeyinde beden aldığınızda kişiliğinizi ve herşeyi beraberinizde getiriyorsunuz. 
Bir önceki hayatınızdaki kişiliğinizi dönüştürmediğiniz için aynı noktaya gelme  aynı şeyleri yaşama ihtimaliniz çok yüksek. Yani kötü haber  ÖLSENİZ DE KURTULAMIYORSUNUZ :)   Tek çözüm kendinizi dönüştürmektir.

Ölümsüz olduğunuz size söylendiğinde içinizde büyük bir isyan mı oluyor, saçmalık mı diyorsunuz. O zaman size önerim şudur: Kalan zamanınızı ve hayatınızı bu gerçeği öğrenmek, DENEYİMLEMEK için harcayın.  (Bu mümkündür. Hala bu beden içindeyken bunu deneyimlemek mümkündür.)  Zaten bu bedendeki hayatınızda öyle bir yerdesiniz ki kendinize yapılabilecek en büyük şiddeti uygulamayı planlıyorsunuz ve bitiştesiniz. Hiçbirşey kalmamış. Ne kaybedersiniz ki. Ama denerseniz HERŞEYİ kazanırsınız. KENDİNİZİ BULURSUNUZ.  

 Çözüm şununla başlamaktadır öncelikle  samimiyetle gerçekten iyileşme ve pozitifleşme istegi, mutlu olma isteğini ekmenizdir. Mutsuz olmayı, acı çekmeyi  kabul etmeyin. Bunu kimse için değil kendiniz için isteyin. Bunu gerçekten isteyin ve bu halden kurtulmak için gerekli herşeyi yapmak istiyorum çabayı sarfetmek istiyorum diyebilin. Ve bu istekle hergün orijinal hali ile Yoga uygulayın. Neden mi? Zihinsel olarak iyileşmeyi istemeyi mutlu olmayı tercih ettiniz ama o güne kadar biriktirtiğiniz olumsuz duygu ve düşünceler, zihinsel programlar aynı bilgisayarın hard diskinde yazılı dosyalar gibi zihinsel alanınızda kayıtlı. (Aynı bilgisayar açıldığında kendiliğinden çalıştığı gibi. Sizde bu şekilde çalışıyorsunuz.  Bilgisayar da neleri kaydettiyseniz onları açıp üzerinde çalıştığınız gibi. Olumsuz duygu, düşünce ve istekleri açıp onlar üzerinde çalışıyorsunuz. Çünkü başka bir şey yok. Ve İyileşme ve mutlu olma isteğini ektiğinizde bu binlerce kayıttan sadece biri.) Zihinsel alanınız yabani otlara (kayıtlarla) dolu. Dolayısıyla yabani otlarla dolu bir bahçeye bir çiçek tohumu ektiniz. İyileşmek isteği. Bunun yeşerebilmesi için enerjinizin ve gücünüzün bu tohumu beslemesi gerekiyor, yabani otlarınızı (olumsuz düşünceler, duygular, istekleri) değil.  İşte Yoga size bu gücü verecek bir dönüşüm aracıdır. Her duygu düşünce bir enerjidir. Sevgi bir enerjidir. Nefret aynı enerjinin titreşiminin düşmüş halidir. Yoga enerjiyi yükselterek düşük titreşimleri(nefret gibi) yüksek titreşime (sevgiye) çeviren bir teknolojidir.   Yoga içinde bulunduğunuz astral bedeni, fiziksel bedeni dönüştüren, teknikler bütünüdür. Bahçenizdeki yabani otları yakan, çiçeklerinizin açmasını sağlayan bir dönüşüm aracıdır. Yani size; zihninizi, duygularınızı , düşüncelerinizi dönüştürecek gücü veren bir araçtır.  Sadece zihinsel olarak iyileşmeyi istemek ve dönüşmek mümkün değildir. İçinde bulunduğunuz bedenin bir teknolojisi vardır. Nasıl elleriniz kirlendiğinde, sadece temiz olmasını istemek yetmeyecektir. Ayağı kalkıp, banyoya gidip suyu açıp elinizi yıkamanız gerekmektedir. Başka yolu yoktur. Elinizin temizlenmesi için gerekenlere sahipsiniz, önce kir sizi rahatsız etti, temiz olmasını istedinizi, elinizde gerekli tüm malzemeler vardı. Bunları kullandınız. Bazı kişiler ellerinin kirlenmesinden rahatsız da olmayabilir. O zaman temiz olsun isteği oluşmaz ve eyleme geçilmez. Musluk aramaz, su aramaz. Öyle dolaşır. Ya da bazılarının temiz olsun isteği var fakat elinde gerekenler yok. Su yok, musluk yok... Bu durumda da temizlik yok. Aynı analoji ile, Yoga zihinsel tarlanızdaki yabani otları temizleyen bir araçtır, ama önce temiz olma isteğinin (iyileşme isteğinin) gelmesi gerekiyor. Sadece istemek yetmiyor. Doğru araçları bulup onlarla gerekeni yapmak gerekiyor. 

Orijinal hali ile uygulanan Yoga düşük titreşimleri yüksek titreşimlere dönüştürür. Örneğin nefreti sevgiye dönüştürür.  Diyelim ki içinde bulunduğunuz ortam ve kişiler çevreniz sizde negatif düşünce ve duygulara sebep oluyor. Sorun yok. Değişim bir anda olmaz. 
Hergün Yoganızı yapın, yaşamınıza devam edin ve pozitifleşmek isteğinizden vazgeçmeyin. Önünüzde upuzun bir hayat var. 
Zamanla kendinizle, çevrenizle ilgili farkındalık ortaya çıkacak ve bir gün herkesi ve herşeyi affedeceksiniz.  Kendinizin, çevrenizdekilerin, karşınıza çıkan herkesin okyanusta bir damla olduğunu  görecekseniz. O zaman içinizde şefkat uyanacak tüm varlıklara karşı.  
En güçlü sandığınız kişiye, gücünü size karşı kötüye kullanmış olanlara, kötülük yapmış olanlara bile. Bu duygusal bir şefkat olmayacak  (Duygusal şefkat her zaman suistimale açıktır. Duygusal şefkat gösterdiğiniz kişi kurnaz ve zararlı bencilliği içeren bir zihne sahipse bunu kendini çıkarları için kullanacak ve birey sonunda ben hep iyilik gösteriyorum hep kötü şeyler başıma geliyor gibi düşüncelere kapılıp, ben de artık kimseye güvenmeyeceğim, sevmeyeceğim şeklinde farkında olmadan olumsuz istekler ekmesine sebep olacaktır.), bu bilgeliğin farkındalığın getirdiği şefkat olacak  (bu şefkat kendinizi, neden burada olduğunuzu, ne yaptığınızı ve çevrenizdeki herkesin ne yaptığını idrak ettiğiniz zaman kendiliğinden ortaya çıkan bir şefkat olacak. Evrensel bir kavrayışın kendiliğinden ortaya çıkardığı şefkat olacak. Bunu gösterme ihtiyacı yoktur. O sadece vardır ve sizin öyle eylemlerde bulunmanızı sağlar ki sonuç herkesin için faydalıdır.)

Eğer intihar etme isteğinizin altında birilerinden intikam alma, ölümünüzle bu kişilere acı çektirme isteği  var ise bu da yükselen farkındalığın getirdiği şefkat ile eriyip kaybolacak. O zaman göreceksiniz ki onlar da en az sizin kadar kaybolmuş farklı şekilde. 

Yükselen farkındalık, içinizden yayılan sevgi enerjisi ile  intihar etme gibi düşüncelerin yerini (yabani otlar ekmeyi bırakacaksınız) yerini pozitif duygu ve düşüncelerle ektiğiniz (yeni güzel çiçek tohumları ekecek ve onları yeşerteceksiniz) olumlu istekler alacaktır.  Çözüm sürecinin teknolojisi bu şekildedir. Sadece okumakla, konuşmakla, anlatmakla hiçbir şey olmaz, olamaz. Bu arabaya binip onu kullanmadan istediğiniz yere gitmesini beklemek gibidir. Düzenli olarak orijinal hali ile Yoga uygulaması yapmak şarttır. 

Bu dönüşüm yolunda yılmadan vazgeçmeden ilerleyin. Evrene, insanlığa, topluma, ailenize faydalı, sevgi ve ışık yayan bir birey haline gelin.   

Her gün bozulmamış haliyle orijinal hali ile Yoga uygulamanız dileğiyle..

.

Orijinal hali ile Yoga bilgilerinin bozulmadan insanlığa taşınmasını sağlayan GERÇEK YOGA ÜSTATLARINA,  varlığıyla, sevgisiyle kişisel gelişimime paha biçilmez katkılarda bulunan AŞKIM'a,  tüm bu süreçte her zaman maddi ve manevi yanımda olarak elinden gelen herseyi yapan biricik ANNEM'e, çok kritik zamanlarda yanımda olmuş KARDEŞLERİM'e,  kardeşlerimi destekleyen, seven ve koruyan EŞLERİ'ne, hayatıma girmiş HERKESE ve HERŞEYE sonsuz sevgi ve saygılarımı sunuyorum. 

Zeynep İltüzer
14/08/2017 

https://www.youtube.com/watch?v=CP_PkKoYkWg&list=PLI131xc-HtDz9Uf84C80urEk74veuKC-Y